Tigin |
Adım Hüseyin; kendini anlat dediklerinde susarım genelde, kendim; konuştuklarımın ötesinde sustuklarımın kenarında bir şeylerdir. Sakin görünen hayatımın bana özgü tufanları vardır. Dostluğu ve sevgiyi her ne kadar önemsesemde bana çoğu zaman "Acıya alışkanlık nedir?" sorusuna bir cevap gibi durur. Hep mutlu olmak gibi ütopik düşüncelerim vardır; bu yaşanması gereken acılardan kaçış projesi değil; doğal olanı yaşama isteğidir benim için. |
Ara ara saçmaladığım anlar olur, tıpkı ara ara sarhoş olmam gibi.
Nedenini bilmedigim şiirler yazdım hep; dostluk üzerine, aşk üzerine, sevgi ve sevilmek üzerine. Halbuki gerçekte ne bu kadar çok sevildim nede bu kadar vefakar dostluklar edindim. Aslında şimdi düşünüyorumda tüm şiirlerim özlemler üzerineymiş….
İstediğim gibi bir hayat sürememek istemediğim bir hayat sürmeye mahkum etmemeli beni, çünkü bu büyük bir haksızlık her şey en azından olağan sürecinde işlemeli… Ve o zaman bilir ve inanırım ki kader vardır vede benim yazgım tamda budur!
“Eğer mutluluktan ölünüyorsa, bu benim başıma gelmeli. Ve eğer ölüme yazgılı biri mutluluk sayesinde hayatta kalıyorsa, o zaman hayatta kalacağım.”
Kafka
Franz Kafka, Milena’ya Mektuplar (via kedidirokedi)
(via fiyakalibirtripteyim)
Ben içtikçe sen güzelleşiyorsun ama hakikat bu değil ki!
“Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır; ama dostun başarısına sempati duyabilmek, sağlam bir karakter gerektirir”
Oscar Wilde
"
Bir yorgunluğun gölgesinde hayatı seyrederken, geçip gidenin yalnızca zaman olmadığını görmek yürek burkucu. Yaşanan ve geride kalan onca gün, istediklerinizi katamamışsa yaşamınıza üzülmenizin de bir anlamı yok ama elden ne gelir ki? Derin ve boş maziye tekrardan bakıp ta gelecek için ümitlenebiliyor iseniz geçip giden zamanın hayatınıza katamadıklarını gelecek zamanın katabileceğine de inanmışsınız demektir. Temiz bir duyguyla yaşıyorsunuzdur artık ve eskisinden daha kırılgan, daha ürkek ve daha endişelisinizdir. Korkularınız vardır ve artmaktadır, ben neyim, ne olacağım, ne yapacağım ve nasıl mutlu olacağım diye sorarsınız sürekli kendi kendinize. Hayatınızı yeniden şekillendirirsiniz; artık başkalarının da beklentileri vardır hayatınızdan, ailenizin, sevdikleriniz ve eğer hâlâ kalmış ise dostlarınızın. Hayatınızı artık sadece kendi isteklerinize göre değil belki daha zalim olan başkalarının isteklerine göre bile şekillendireceksinizdir…
Ne kadar yorulsada ruhum, düşlerinin peşinden koşma diyemiyorum.
UYARI: Ulu orta dinlememenizi tavsiye ediyorum.
“Dan, i need you now”dan itibaren içinize işleyecek, eminim.
Yoksun! hiç olmadın. Ve / ve de hiç olmayacaksın. Ne olduğunu da tam olarak bilmiyorum. Nasıl olduğunu da. Hiçbir şey tam değil sarı kafamda! Ben...
Yolculuklar bana göre değil. Evime bile gidecek olsam geriliyorum artık. Yapmam gerekenler daha da fazlalaşıyor, zorunluluktan oraya buraya...